Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen silahlı saldırının ardından, Eğitim Sen Mardin Şubesi, Türkiye genelinde alınan karar doğrultusunda iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Eğitimciler, Artuklu ilçesinde bulunan Memur-Sen Mardin binası önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı.Mardin’de Eğitimcilerden Şiddete Tepki: “Artık Yeter!”

Thank you for reading this post, don't forget to subscribe!

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan silahlı saldırının ardından, Eğitim-Bir-Sen Mardin Şubesi öncülüğünde eğitimciler iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Artuklu ilçesinde bulunan Memur-Sen  İl Binası önünde düzenlenen basın açıklamasında, eğitimde artan şiddet olaylarına sert tepki gösterildi.

“Şiddet İklimine Alışmayacağız”

Basın açıklamasında konuşan sendika temsilcileri, Siverek’te bir öğretmene yönelik gerçekleştirilen saldırının bardağı taşıran son damla olduğunu belirterek, “Okullarımızı kuşatan bu şiddet iklimine alışmayacağız, sessiz kalmayacağız” mesajını verdi. Türkiye genelinde 15 Nisan’da gerçekleştirilen iş bırakma eyleminin, eğitim çalışanlarının yaşadığı güvenlik endişesine dikkat çekmek amacı taşıdığı ifade edildi.

“Öğretmenler Hedef Haline Geldi”

Açıklamada, eğitim kurumlarının giderek şiddetin yaşandığı alanlara dönüştüğü, öğretmenlerin ise hedef haline geldiği vurgulandı. Öğretmenlik mesleğinin toplum nezdinde itibar kaybına uğradığına dikkat çekilerek, geçmişte var olan saygı anlayışının zedelendiği belirtildi.

“Saldırılar Geleceğimizi Hedef Alıyor”

Son dönemde yaşanan saldırılara da değinilen açıklamada, İstanbul ve Ankara’daki şiddet olaylarının ardından Siverek’te yaşanan silahlı saldırının eğitim camiasındaki endişeyi daha da artırdığı kaydedildi. Bu olayların yalnızca bireylere değil, doğrudan eğitime ve toplumun geleceğine yönelik olduğu ifade edildi.

“Önlenebilirdi” Vurgusu

Sendika, Siverek’teki saldırının failin daha önce sosyal medya üzerinden yaptığı tehditlerin zamanında tespit edilmesi halinde önlenebileceğini belirterek, yetkililere çağrıda bulundu. Eğitimciler, okullarda güvenliğin artırılması için sanal tehditlerin yakından takip edilmesi, disiplin yönetmeliklerinin güncellenmesi, okul polisi uygulamasının hayata geçirilmesi ve rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Velilere Çağrı

Velilere de seslenilen açıklamada, öğretmenlerin çocukların geleceği için fedakârca çalıştığı hatırlatılarak, eğitimcilerin hedef haline getirilmemesi gerektiği vurgulandı.

“Eğitimciye Şiddet, İş Güvenliği Sorunudur”

“Öğretmene uzanan el, geleceğe uzanmıştır” denilen açıklamada, eğitimcilere yönelik şiddetin artık bireysel bir olay değil, doğrudan bir iş güvenliği sorunu haline geldiği ifade edildi. Açıklamada ayrıca, devletin eğitimcilerin ve öğrencilerin güvenliğini sağlama sorumluluğuna dikkat çekilerek, gerekli adımların ivedilikle atılması istendi.

Mücadele Sürecek

Eğitim-Bir-Sen Mardin Şubesi, şiddeti kınayarak saldırıya uğrayan öğretmen, öğrenci ve okul çalışanlarına geçmiş olsun dileklerini iletti; talepler karşılanana kadar mücadelenin süreceğini vurguladı.

MARDİN MEMUR-SEN MARDİN ŞUBESİ BASIN AÇIKLAMASI 

ARTIK YETER!

Şiddet olayları toplum içinde yaygınlaşmış, eğitim kurumları şiddet olaylarının sıklıkla yaşandığı alanlara dönüşmüş, eğitim çalışanları şiddetin adeta açık bir hedefi olmuştur. Bu manzara toplumsal değerlerin çöküş göstergesidir. Bu yaşananlar karşısında herkesin başını iki eli arasına alıp nereye bu gidiş sorusunu sormalı, sorumluluğunu düşünmelidir.

Öğretmenin itibarsızlaşması da toplumsal değerlerin çöküş alametidir. Bu topraklarda bin yıldır var olan “Bir harf öğretene 40 yıl hizmet etmek gerekir” anlayışı terk edildi. Eğitimciler, her türlü mecra kullanılarak yıpratılan şikayet edilen, darp edilen insanlara dönüştürüldü.  Bu yanlış iklimin sonucunda Siverek’te yaşadığımız vahim tablo oluşmuştur.

ABD gibi ülkelerde  sıklıkla görülen silahlı okul baskının bir benzerinin ülkemizde gerçekleşmesi, bugüne kadar yaşananlar sebebiyle görevleri başında can güvenliğinden endişesi taşıyan eğitim çalışanlarını daha büyük bir endişeye sevk etmektedir. Tüm Türkiye’de bir gün iş bırakarak gösterdiğimiz tepki bu büyük endişenin görülmesini de sağlamak amacı taşımaktadır.

Her yıl öğretmenler günü kutlamaları yapılıyor. Öğretmenliğin değerine dair güzel sözler söyleniyor, öğretmenlerle yaşanmış kıymetli hatıralar paylaşılıyor. Ama  hemen ertesinde hiçbir şeyin değişmediğini görüyoruz.

Geliştirilen, kurulan mekanizmalar, toplumun üzerine boca edilen haberlerle öğretmenin itibarı yol edilmeye devam ediyor. Biz öğretmene değer her şeye değer derken toplumda öğretmen sahipsizdir vuranın yanına kar kalır düşüncesi hakim olmaktadır. Bu iklimde maalesef öğretmenler öğrencisinden ve velisinden korkar hâle gelmiştir. Bu tablo doğru değildir. Bu tablodan ülkemize fayda gelmez. Yarınlarımız aydınlanmaz. Bu tablodan sevgi saygı çıkmaz. Bu tabloyu kabul etmiyoruz!

Yakın zamanda İstanbul’da Fatma Nur Çelik’in şehit edilmesi, Ankara Pursaklar’da bir grubun okula saldırarak öğretmeni darp etmesi ve dün Siverek’te öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi, polisimizi ve vatandaşlarımızı hedef alan menfur saldırı bizi 81 ilde iş bırakmaya ve kitlesel eylem kararı almaya sevk etmiştir. Bu saldırılar sadece bireylere değil; eğitime, topluma ve doğrudan geleceğimize yapılmaktadır.

Siverek’te Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eski bir öğrenci tarafından gerçekleştirilen saldırı, bir kez daha göstermiştir ki; okullarımızda eğitimcilerimize ve öğrencilerimize yönelen şiddet artık münferit değil, yaygın bir toplumsal sorundur. Bu durum, toplumsal çürümeyi açıkça gözler önüne sermektedir.

Bugün daha iyi bir eğitim için müfredatı, pedagojiyi ve geleceği konuşmamız gerekirken; şiddeti konuşmak zorunda kalıyoruz. Bunun sebebi, şiddetin artan toplumsal maliyetine rağmen, çözüm üretmekte yetersiz kalınmasıdır. Artık öyle bir noktadayız ki; eğitim çağındaki çocuklar şiddetin faili hâline gelmekte, silaha erişim kolaylaşmakta ve okullar güvenli alanlar olmaktan uzaklaşmaktadır. Aklı olanın da olmayanın da öğretmene, öğrenciye ve eğitim çalışanına yöneldiği bir zemin oluşmaktadır.

Bu gidiş kabul edilemez!

Eğitimciye yönelik şiddet, bireysel bir suç olmaktan çıkmış; doğrudan bir iş güvenliği sorunu hâline gelmiştir. Eğitimcilerimize yönelik her saldırı, geleceğimizi karartmakta, eğitim ortamını zehirlemekte ve toplumsal huzuru tehdit etmektedir.

Buradan açık ve net söylüyoruz:

Siverek’te yaşanan bu hadise, failin sanal medya üzerinden yaptığı tehditlerin zamanında tespit edilmesiyle önlenebilirdi.

Eğitim Bir Sen olarak;

▪️Sanal medya üzerinden yapılan tehditler tespit edilmeli ve bölgedeki güvenlik birimleri harekete geçirilmelidir.

▪️Eğitim hakkını korumak eğitim ortamında güvenlik ve huzuru sağlamak için öğrenci disiplin yönetmeliği yenilenmelidir.

▪️Dijital mecralar yoluyla yapılan istismar, tehditler ve akran zorbalığı konusunda ebeveynlere sorumluluk yüklenmelidir.

▪️Okul polisi uygulaması hayata geçirilmelidir.

▪️Her okula rehber öğretmen normu verilmeli okullardaki rehberlik hizmetleri artırılmalıdır.

▪️Sanal dünyada yapılanların gerçek ve bağlayıcı adli sonuçları olduğu bilinci öğrencilere kazandırılmalıdır.

▪️Bilişim ve çocuk suçlarında adli ihtisaslaşma sağlanmalıdır. İnternet üzerinden okullara veya şahıslara yöneltilen tehditlerin soruşturulmasında, adli süreçler daha etkin ve hızlı işletilmelidir.

▪️Çocukları ve gençleri şiddete özendiren oyunlar ile ahlaki yozlaşmaya sebep olan sosyal medya içeriklerine karşı gerekli tedbirler ivedilikle alınmalı ve bu içeriklerin yaygınlaşması engellenmelidir.

Velilere de açıkça sesleniyoruz:

Öğretmenler sizlerin en kıymetli varlığınız olan çocuklarınıza hizmet için dişini tırnağına takarak çalışmaktadır. Bu temel gerçeği kabul etmek gerekir. Çok basit konularla şikayet edilmek, okulda derste yaşananların aslını öğrenmeden tepki göstermek ve hedef haline getirmekle hiçbir yere varılamaz! Bizler ülkemizin geleceği için sizin kıymetlileriniz çocuklarınız için buradayız.

Öğretmeni değersizleştiren, hedef hâline getiren anlayış en büyük zararını ilk başta çocuklarımıza ve ailelerine vermektedir. Biz bu kötü anlayışın karşısında öğretmenlerimizin itibarını korumak kadar, çocuklarımızı ve ülkemizin yarınlarını korumak içinde duruyoruz. Bugün Siverek’te yaşanan vahşeti protesto etmek için buradayız. öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz için buradayız.

Şunu herkes bilmelidir:

Öğretmene uzanan el, geleceğe uzanmıştır!

Öğretmene yapılan saldırı, bu milletin vicdanına yapılmıştır!

Bu bir uyarıdır!

Eğitimciler sahipsiz değildir!

Şiddeti normalleştiren, görmezden gelen ve gerekli tedbirleri almayan herkes bu tablonun sorumlusudur!

Artık sabrımız kalmamıştır!

Devletin en temel yükümlülüğü, vatandaşlarının can güvenliğini sağlamaktır. Eğitimcilerin ve öğrencilerin güvenliğini sağlamak, okullarda huzurlu bir eğitim ortamı oluşturmak ertelenemez bir sorumluluktur.

Eğitimciler; savunmasız, korumasız ve yalnız bırakılmamalıdır. Yaptıkları işin onuruna yakışır güvenlik ve çalışma şartları derhal sağlanmalıdır.

Öğretmene sahip çıkmak, bu ülkenin geleceğine sahip çıkmaktır!

Gerekli adımlar atılmazsa, bu sürecin takipçisi olacağımızı ve mücadeleyi her platformda büyüteceğimizi ilan ediyoruz.

Şiddeti nefretle kınıyor, saldırıya uğrayan öğrenci, öğretmen ve okul çalışanlarına acil şifalar diliyoruz.

Eylemimize katılan sivil toplum örgütlerimize, tüm eğitim çalışanlarına ve hemşehrilerimize teşekkür ediyorum.

By Gülten editör

AlbirHaber ile yerel ve ulusal basında habersiz kalmayın. Doğru bilgiye ulaşmayı, tarafsız haberciliği ve topluma güvenilir haber sunmayı ilke edinmiş. Dijital medya alanında içerik üretimi, haber doğrulama ve yerel habercilik üzerine çalışmalar yürütmek yegâne amacımız.