
Mardin’in Kızıltepe ilçesinde, “Mardin Aşiretler İstişare Meclisi Çalıştayı” geniş bir katılımla başladı. Toplumun huzurunu, aile yapısını, gençlerin geleceğini ve manevi değerleri ilgilendiren sorunların değerlendirilmesi ve çözüm önerilerinin ele alınması amacıyla düzenlenen çalıştaya, Mardin’in farklı bölgelerinden aşiret mensupları, kanaat önderleri, akademisyenler, âlimler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Süleyman Gökdemir’in Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programın selamlama ve açılış konuşmasını Mardin Aşiretler İstişare Meclisi Üyesi Molla Fesih Memiş yaptı.
Toplumun huzurunu ve manevi değerlerini merkeze alan çalıştaya, Mardin’in çok kültürlü ve kadim hoşgörü yapısını yansıtan geniş bir protokol katılım gösterdi. Açılış programında bölge aşiretlerinin mensupları, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin yanı sıra Süryani Katolik Kilisesi Mardin Patrik Vekili Korepiskopos Orhan Çanlı, İslam âlimi ve kanaat önderi Seyda Şeyh Muhammed Mehdi El-Haleli ile İstişare Meclisi Üyesi ve Mardin Toplumsal Dayanışma Federasyonu Başkanı Mehmet Şerif Öter gibi şehrin önemli isimleri bir araya geldi.
“Sözden İcraata Geçişin Başlangıcı Olmalı”
Açılış konuşmasında, çalıştayın üç ayı aşkın süren ilçe ve köy ziyaretleri, istişareler ve saha çalışmalarının bir ürünü olduğu belirtildi. Siyasi farklılıkların ötesinde “ortak Mardin kimliği, tarihi ve sorumluluğu” etrafında birleşmenin önemine dikkat çekildi.
Toplantının yalnızca sözlerin söylendiği ve salonun boşaldığı bir etkinlik olarak kalmaması, sözden icraata geçişin başlangıcı olması gerektiği ifade edildi.
“Bir Gencin Kaybı, Bütün Toplumun Kaybıdır”
Toplumsal değişimin getirdiği yeni nesil tehditlere de dikkat çekilen konuşmada; sanal kumar, uyuşturucu, internet bağımlılığı, tefecilik, suç ve çeteleşme ile aile içi anlaşmazlıkların artık yalnızca büyük şehirlerin değil, köylerin de kapısına dayandığı vurgulandı.
“Bir gencin kaybı, bütün toplumun kaybıdır; bir kardeşimizin acısı, hepimizin acısıdır” anlayışıyla hareket edilmesi gerektiği belirtildi.
Geçmişteki dayanışma kültürünün, kanaat önderlerinin ve büyüklerin barışı tesis edici rolünün bugünün sorunlarına karşı yeniden canlandırılması gerektiği ifade edildi. İyilik ve takva üzere yardımlaşmanın önemi de ayetler ışığında katılımcılara aktarıldı.
Gençlere yalnızca nasihat eden değil, onları dinleyen, anlayan ve hayatlarına dokunan bir yaklaşım sergilenmesinin önemine dikkat çekildi.

Uzman İsimlerden Akademik Sunumlar
Açılış hitabının ardından, tespit edilen toplumsal sorunların bilimsel ve sosyolojik boyutlarıyla ele alınacağı akademik tebliğler bölümüne geçildi.
Bu kapsamda Mardin Artuklu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Zahir Ertekin, “Mardin’de Toplumsal Barış, Husumetler ve Sosyal Dayanışma”; Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Halil Çiçek, “Aile Kurumu ve Ailenin Karşı Karşıya Olduğu Yeni Sorunlar”; Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Atlı ise “Gençler ve Bağımlılık: Riskler ve Mücadele Yöntemleri” başlıklı sunumlarını gerçekleştirecek.
Program kapsamında ayrıca eğitimci Mehmet Bilgiç tarafından “Dramatik Monolog: Beni Kim Kaybetti?” başlıklı bölüm sunulacak. Araştırmacı-yazar Mahmut Kılınç’ın moderatörlüğünde ise “İstişare ve Mülahazalar” oturumu yapılacak.
Geniş kapsamlı istişarelerin ardından çalıştayda alınan kararlar kamuoyuyla paylaşılacak ve program dua ile kapanış töreninin ardından sona erecek.
Mardin Aşiretler İstişare Meclisi Çalıştayı Sonuç Bildirgesi
“Şüphesiz Allah, bir toplum kendilerinde olanı değiştirmedikçe onların durumunu değiştirmez.” (Ra’d: 11)
Basına ve kamuoyuna
Bizler; ilim insanları, şeyhler, aşiret reisleri, kanaat önderleri, eğitimciler ve sivil toplum temsilcileri olarak kadim şehir Mardin’de bir araya geldik.
Aileyi, gençliği, toplumsal huzuru ve ortak değerlerimizi ilgilendiren meseleleri istişare ederek; adalet, ahlak, aile, dayanışma, eğitim, maneviyat, kültürel değerler ve ortak sorumluluk temelinde yapılan istişareler neticesinde aşağıdaki tavsiye ve ilke kararlarını basın ve kamuoyuna sunuyoruz.
TAVSİYE VE İLKE KARARLARI
1. Suç şahsîdir; toplu suçlama, husumet ve intikam reddedilmelidir.
Uyuşturucu, organize suç, hırsızlık, dolandırıcılık ve benzeri suçlar şahsî sorumluluk doğurur. Hiç kimse başkasının suçu nedeniyle ailesi, akrabaları, aşireti veya topluluğuyla birlikte suçlanamaz.
Kan davası, toplu intikam, tehdit ve baskı kesinlikle reddedilmelidir. İki aile arasında yaşanan bir olay, iki aşiret arasında bir davaya veya husumete dönüşmemelidir. Günümüz şartları kan davasını ve uzun süreli husumetleri kaldıramaz. Toplumun önde gelenleri, anlaşmazlıkların büyümesini önlemeli; tarafları hukuk, adalet ve barış yoluna yönlendirmelidir.
2. Aşiret reisleri ve toplumun ileri gelenleri adalet ve barışın yanında durmalıdır.
Toplumun önde gelenleri konuşmalarında birleştirici ve adaletli bir dil kullanmalıdır. Hiçbir suçlu; akrabalık, aşiret bağı, makam veya nüfuz gerekçesiyle korunmamalı, adaletin tecellisine engel olunmamalıdır.
Kişi en yakın akrabası bile olsa, haksız olduğu durumda ona destek olunmamalı; haksızlığın önüne geçilmeli ve adaletin yanında durulmalıdır.

“İyilik ve takva üzerinde yardımlaşın; günah ve düşmanlık üzerinde yardımlaşmayın.” (Maide: 2)
3. Tefecilik ve haram kazançla mücadele güçlendirilmelidir.
Tefecilik; bireyleri, aileleri ve gençleri mağdur eden ciddi bir tehdittir. Tefeciliğe karşı hem hukuki hem de toplumsal mücadele güçlendirilmeli, mağdurlar korunmalıdır.
Tefeci, bir kişiye borç verirken borçlunun ailesini ve yakınlarını bilgilendirmelidir. Aile ve akrabaların bilgisi ve rızası olmadan verilen borçlarda, tefeci aileden veya akrabalardan hiçbir şekilde hak veya ödeme talebinde bulunamaz.
Kişinin borcunu ödeyememesi veya iflas etmesi durumunda, bu borcun sorumluluğu yalnızca borç alan kişiye aittir. Hiçbir aile veya aşiret, bir kişinin kendi borcu nedeniyle mağdur edilmemelidir.
Uyuşturucu, kumar, fuhuş, tefecilik ve benzeri suçlardan elde edilen kazançlar dinimize göre haramdır ve insanlık suçudur. Bu yollarla elde edilen kazançlar meşru değildir.
4. Aile güçlendirilmeli, evlilik kolaylaştırılmalıdır.
Aile, toplumun temelidir. Gençlerin yuva kurmasının önündeki ekonomik ve sosyal engeller azaltılmalıdır.
Aşırı düğün masrafları, yüksek mehir ve altın talepleri ile gösterişten kaçınılmalı; sadelik, ölçülülük ve dayanışma teşvik edilmelidir.
Bu kapsamda bir gelin için talep edilecek altın miktarının Mardin ve ilçelerinde bundan böyle en fazla 150-200 gramı geçmemesi tavsiye edilmektedir.
5. Uyuşturucu, bağımlılık ve sanal kumarla kapsamlı mücadele edilmelidir.
Uyuşturucu ve bağımlılıkla mücadele, yalnızca uyuşturucu kullanan kişilere yönelik olmamalıdır. Üretim, tedarik, finansman ve dağıtım ağları da kararlılıkla takip edilmelidir.
Kolluk kuvvetleri; uyuşturucuyu üreten, tedarik eden, dağıtan ve bu faaliyetleri finanse eden kişi ve yapılarla etkin şekilde mücadele etmeli, bu kişilerin tespit edilerek adli mercilere teslim edilmesini sağlamalıdır.
Gençler suçlu olarak değil, korunması ve topluma kazandırılması gereken birer emanet olarak görülmelidir. Bunun için gençlere yönelik manevi ve sosyal destek programları uygulanmalıdır.
Aile, okul, cami, sağlık kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları bağımlılıkla mücadelede ortak sorumluluk üstlenmelidir.
6. Eğlence, masaj salonları ve benzeri işletmeler ile ortak kullanım alanları etkin şekilde denetlenmelidir.
Bazı eğlence, organizasyon ve masaj salonları ile günlük veya saatlik kiralanan bazı 1+1 dairelerin ahlak dışı faaliyetlerde kullanıldığına dair toplumsal endişeler titizlikle araştırılmalıdır. Kadınların istismar edildiği veya kötü koşullarda çalıştırıldığı yönündeki iddialar da incelenmelidir.
Park, mesire alanları ve diğer ortak kullanım alanlarında ailelerin, çocukların ve gençlerin güvenliği ile toplumun huzuru için gerekli denetim ve tedbirler artırılmalıdır.
7. Akrabalık, komşuluk ve toplumsal dayanışma güçlendirilmelidir.
Toplumsal dayanışmanın güçlenmesi için; yaşlılar, yetimler, öksüzler, engelliler, dul ve ihtiyaç sahibi aileler yalnız bırakılmamalı; yardımlar insan şerefini koruyan ve sürdürülebilir bir anlayışla yürütülmelidir.
Özellikle yetim ve öksüz çocukların temel ihtiyaçlarının karşılanması, eğitimlerinin desteklenmesi ve güvenli bir geleceğe hazırlanmaları konusunda aileler, hayır kurumları, sivil toplum kuruluşları ve ilgili kamu kurumları arasında daha güçlü bir dayanışma köprüsü oluşturulmalıdır.
8. Camiler (ibadethaneler) korunmalı, yaşatılmalı ve toplum hayatındaki işlevleri güçlendirilmelidir.
Camiler yalnızca ibadet mekânları değil; ahlak, irşat, kardeşlik, dayanışma, eğitim ve toplumsal huzurun merkezleri olarak görülmelidir.
Camilerin boş bırakılmaması için vakit namazları, ders halkaları ve Kur’an eğitimi ile çocukların manevi terbiyesine yönelik çalışmalar desteklenmeli; camilerin sosyal hayatımızdaki manevi yeri güçlendirilmelidir.
9. Medreselere ve geleneksel ilim kurumlarına destek artırılmalıdır.
Halkımızın tarih boyunca önemli bir eğitim ve ilim kurumu olarak gördüğü medreselerin yaşatılması ve nitelikli eğitim faaliyetlerinin sürdürülmesi desteklenmelidir.
Medreselerde verilen dinî, ahlakî ve ilmî eğitimin daha sağlıklı şartlarda sürdürülebilmesi için toplumun maddi ve manevi desteği artırılmalı; ilim ehli, seydalar ve eğitim kurumları desteklenerek gençlerin sağlam bir ilim, ahlak ve maneviyatla yetişmesine katkı sağlanmalıdır.

10. İsraf ve gösteriş kültüründen uzaklaşılmalıdır.
Düğün, nişan, sünnet, taziye ve benzeri merasimlerde aşırı harcama ve gösterişten kaçınılmalı; hiçbir aile toplumsal baskı nedeniyle imkânlarının üzerinde harcama yapmak zorunda bırakılmamalıdır.
Özellikle taziyelerde, acılı ailelere yemek ve ikram gibi ek bir yük oluşturulmamalı; ziyaretlerin mümkün olduğunca yemek saatleri dışında yapılmasına özen gösterilmelidir.
Merasimler; gösterişin değil, dayanışma, sabır, dua ve kardeşliğin vesilesi olmalıdır.
11. Eğitim, çocukların ve gençlerin geleceği için ortak sorumluluk alanı kabul edilmelidir.
Çocukların ve gençlerin yalnızca akademik başarıları değil; ahlakî, manevî, kültürel ve sosyal gelişimleri de önemsenmelidir.
Aile, okul, cami, medrese, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları arasında iş birliği güçlendirilerek gençlerin ilim, ahlak, meslek ve sosyal sorumluluk alanlarında kendilerini geliştirmelerine imkân sağlanmalıdır.
Çocuklarımızın başarılı olması için kütüphaneler ve kitap okuma alanları geliştirilmeli, çocuklar kitap okumaya teşvik edilmelidir.
12. Alınan kararların uygulanması takip edilmelidir.
Çalıştayda alınan kararların takip edilmesi ve kamu kurumları, üniversiteler, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarıyla ortak çalışmalar yürütülmesi tavsiye edilmektedir.
Alınan bu kararların yalnızca tavsiye niteliğinde kalmaması; buradaki katılımcılar, ilgili kurum, kuruluş ve toplum temsilcileri tarafından imkânlar ölçüsünde hayata geçirilmesi ve belirli aralıklarla değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
SONUÇ
Bizler; toplumsal huzurun yalnızca kanunlarla değil, adalet, ahlak, aile, dayanışma, eğitim, maneviyat, kültürel değerlere sahip çıkma, sorumluluk ve ortak vicdanla güçleneceğine inanıyoruz.
Hiçbir suçlunun akrabalık veya aşiret bağıyla korunmadığı, hiçbir masumun başkasının suçu nedeniyle mağdur edilmediği;
ailelerin ekonomik yük altında ezilmediği, gençlerin bağımlılık ve suçtan korunduğu, camilerin ve ibadethanelerin, medreselerin yaşatıldığı, yetim ve öksüzlerin gözetildiği, kültürel mirasın gelecek nesillere aktarıldığı, insan şerefinin ve toplumsal barışın esas alındığı bir toplumun inşası için hepimize büyük sorumluluklar düşmektedir.
Bu vesileyle idarecilerimizi, kamu kurumlarımızı, yerel yönetimlerimizi, aşiret reislerimizi, sivil toplum kuruluşlarımızı, âlimlerimizi, kanaat önderlerimizi ve bütün toplumumuzu iyiliği çoğaltmaya, kötülüğü önlemeye, hakkı ve adaleti birlikte ayakta tutmaya, kültürel ve manevi değerlerimize sahip çıkmaya davet ediyoruz.
“Şüphesiz Allah adaleti, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder; hayasızlığı, fenalığı ve azgınlığı yasaklar.” (Nahl: 90)
Rabbimizden niyazımız; bu kararların ailelerimizin huzuruna, gençlerimizin geleceğine, bölgemizin selametine ve toplumumuzun birlik ve beraberliğine vesile olmasıdır.

Kurucu ve Genel Yayın Editörü
Gülten Akgül, AlbirHaber’in kurucusu ve genel yayın editörüdür. Mardin başta olmak üzere Türkiye gündemi, yerel yönetimler, ekonomi, spor, sağlık ve yaşam alanlarında güncel gelişmeleri takip etmektedir. Doğruluk, tarafsızlık, şeffaflık ve kamu yararı ilkelerini esas alan habercilik anlayışıyla güvenilir ve teyit edilmiş içerikler üretmektedir.
