
Değerli okurlarım,
Bir savaş düşünün… Ortalık kan gölüne dönmüş, yaralılar yerde yatıyor. Doktorlar o kadar yoğun ki, yaralıları tek tek incelemeye vakit bulamıyorlar. Arkalarından gelen sıhhiye erleri, yerde yatanlara şöyle bir dokunuyor; eğer kımıldayan olursa doktorlar “Sedye!” diye bağırıyor, tedaviye gönderiliyor. Ama hareket yoksa karar net:
“Denize!”
Yani karanlık sulara…
Bir gün yine yerde yatan bir askere dokunuluyor. Adam kımıldamayınca hüküm veriliyor:
“Denize!”
Sıhhiye erleri adamı alıp götürürken, o anda asker kendine geliyor. Gözlerini açıp korkuyla soruyor:
“Ne oluyor? Nereye götürüyorsunuz beni?”
“Denize atmaya…”
“Niçin?”
“Sen ölüsün!”
Adam şaşkın:
“Ben nasıl ölü olurum yahu?”
Ama cevap sert:
“Sus! Doktor bey ölü dedi. Sen on…
Kıssadan Hisse-6
Değerli okurlarım,
Bir savaş düşünün… Ortalık kan gölüne dönmüş, yaralılar yerde yatıyor. Doktorlar o kadar yoğun ki, yaralıları tek tek incelemeye vakit bulamıyorlar. Arkalarından gelen sıhhiye erleri, yerde yatanlara şöyle bir dokunuyor; eğer kımıldayan olursa doktorlar “Sedye!” diye bağırıyor, tedaviye gönderiliyor. Ama hareket yoksa karar net:
“Denize!”
Yani karanlık sulara…
Bir gün yine yerde yatan bir askere dokunuluyor. Adam kımıldamayınca hüküm veriliyor:
“Denize!”
Sıhhiye erleri adamı alıp götürürken, o anda asker kendine geliyor. Gözlerini açıp korkuyla soruyor:
“Ne oluyor? Nereye götürüyorsunuz beni?”
“Denize atmaya…”
“Niçin?”
“Sen ölüsün!”
Adam şaşkın:
“Ben nasıl ölü olurum yahu?”
Ama cevap sert:
“Sus! Doktor bey ölü dedi. Sen ondan iyi mi bileceksin?”
Değerli okurlarım,
Bu kıssa sadece bir savaş hikâyesi değil… Asıl mesele, “gerçeğin kim tarafından belirlendiği” meselesidir.
Adam yaşıyor… Nefes alıyor… Konuşuyor…
Ama otorite “ölü” dediği için, onun yaşadığı gerçeğin hiçbir hükmü kalmıyor.
Bugün de benzer bir durumla karşı karşıya değil miyiz?
Ekonomi iyi deniliyor…
Rakamlar olumlu açıklanıyor…
Tablolar parlak çiziliyor…
Ama pazara çıkan vatandaşın filesi boş…
Geçim derdi her geçen gün ağırlaşıyor…
Hayat pahalılığı her sofrada hissediliyor…
Şimdi sormak gerekmez mi?
Biz gerçekten iyiye giden bir ekonomide mi yaşıyoruz, yoksa bize “iyi” denildiği için mi iyi olduğuna inanmamız bekleniyor?
Kıssadan alınacak hisse şudur:
Gerçek, sadece söylenenden ibaret değildir. Gerçek, yaşanandır.
Ve insan, kendi yaşadığı hakikati inkâr etmeye zorlandığı anda, işte o zaman asıl tehlike başlar.
Günün Sözü:
“Biliyorsunuz, insanlar saf, temiz olmak isterlerse içinde yaşadığımız dünyayı görmezden gelirler… Bu dünyada ahlaklı olmak yetmez. Adil olmak yetmez… Çünkü yeterince güçlü ve acımasız olan çoğu zaman üstün gelir… Güçlü olmalıyız, silahlanmalıyız, barbarlardan daha güçlü olmalıyız… İsrail, şu anda ABD’yle birlikte tam olarak bunu yapıyor…” (Binyamın Netanyahu-İsrail Başbakanı)
Abdulbaki Akbal
Mali Müşavir-B.Denetçi
AlbirHaber ile yerel ve ulusal basında habersiz kalmayın.
Doğru bilgiye ulaşmayı, tarafsız haberciliği ve topluma güvenilir haber sunmayı ilke edinmiş.
Dijital medya alanında içerik üretimi, haber doğrulama ve yerel habercilik üzerine çalışmalar yürütmek yegâne amacımız.
